Geleneksel AXA Sigorta Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri bu yıl yine nefesleri kesecek.
Sporun oscarlarının sahne alacağı tören öncesinde öne çıkan adayları Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir, Milliyet Gazetesi Spor Müdürü Tayfun Bayındır, CNN Türk Spor Müdürü Cem Yılmaz ile Damla Uğurtürk ve Aykut Aydın Spor Smart’ta değerlendirdi.
Yayından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
‘MİLLİYET KÖKLERİNE BAĞLI BİR GAZETEDİR’
ÖZAY ŞENDİR: Ebedi yayın yönetmenimiz Abdi İpekçi vardı, spor müdürlerimiz değişiyor, herkes değişiyor ama bu işi yapma ruhu değişmiyor. Elinde sandıklarla oy toplayan Halil Özer bugün yazarımız. Milliyet köklerine bağlı bir gazetedir. Bunun da bizlere yüklediği bir sorumluluk var. Ben gururlu ve heyecanlıyım. Ekran başından bakanlar şunu görecek: insanların katılmaktan zevk aldığı bir gece. Geçen yıl Mauro Icardi ve Melissa Vargas vardı, ben yorulacaklar sanıyordum ama yüzlerce fotoğraf çekildiler herkesle. Biz şimdiden artık 2027 için hazırlanmaya başlayacağız.
‘ÇOCUKLARI SPORA KAZANDIRMALIYIZ’
ÖZAY ŞENDİR: Biz 2025’te spordaki başarılardan sonra en çok 2 şeyi konuştuk: ilki sokaklarda kurban verdiğimiz genç çocuklar, ikincisi sosyal medya. Uzun yıllar daha uzun yaşayabilecek insanlar yetiştirmenin yolu spordan geçiyor. Futbol dışındaki sporlara alan ayırmak deli işi sayılabilir ama Milliyet Spor Servisi şartları hep zorlar. Bunun bir sebebi var: yarını kuracaksak sporu bunun bir parçası haline getirmeliyiz. Avrupa’da geçen yıl birçok ülkede ekran süreleri azaldı, 4 ülkede ise arttı, ikincisi Türkiye. Geldiğimiz yer sokakta imkansızlıklarla spor yapan çocuklardan bilgisayar başındaki çocuklar. Çocukları spora yeniden kazandırmamız lazım.
‘DİLE KOLAY 72 YIL’
TAYFUN BAYINDIR: Güzel bir gece bizi bekliyor. Şu anda bile gerginim, eksiksiz olmasını, Milliyet’e yakışır olmasını istiyorum. Dile kolay 72 yıl kesintisiz devam etmesi acayip bir şey. Savaş dönemi yapıldı, pandemide de yapıldı. Kesintisiz giden muazzam bir organizasyondan bahsediyoruz. Bir kere ne kadar seçici olduğumuzu jüri olarak siz gördünüz. 80-90 kişilik bir jürimiz var, azalma nedeni sağlık sorunları. Jürimizin %40’ı kadın. Aralık ayında toplanıyoruz, aday adaylarını oyluyoruz, oylama sonrasında 6’şar adaya indirgiyoruz ve oylama başlıyor. Önceki dönemlerde 9 milyon tekil oya ulaştık. Devam edecek inşallah böyle yüksek seviye katılımlar. Yüksek seviye katılım oluyor çünkü her şey önem verilerek hazırlanıyor. Biri ödül alınca sıradan bir ödülmüş gibi bakmıyor. Damla 7-8 yıldır var, Cem en az 3. döneminde. Onlar sahnede yaşayarak görüyorlar reaksiyonların ne olduğunu.
‘İSLAM ÇUPİ ELİNDE KUTULARLA OY TOPLARDI’
TAYFUN BAYINDIR: Benim açımdan en önemlisi şu: 72 yıldır bu organizasyonu yapabilmek. Biraz daha farklılaştırdık, seçici olduk. Milliyet Gazetesi spor müdürlüğü yapan Şansal Büyüka Ağrı’da elinde kutuyla oy topladığını anlatır. Rahmetli İslam Çupi’nin elinde kutularla sokakları dolaştığı fotoğraflar var. O kadar kalburüstü bir organizasyon ki sürekli daha iyiye götürebilmek için çabalıyoruz. Eskiden olay kime verdiğinizdi, şimdi farklı. Çarşamba olay 23.59’da bitecek, Perşembe herkes öğrenecek ödül alanları. Anlatabileceğim çok şey var ama sanırım yerini kimse dolduramaz. O kadar yukarıdan bakıyorum, kimse kusura bakmasın. Benim en kıskandığım gazetelerden biri L’Equipe, onlar bile 1975’te ilk kez ödül törenine başlamışlar. Biz onlardan daha önce başlamışız.
Milliyet Spor Servisi’nin halen 20-25 tane, 80 yaş üstü okuyucusu var. Mektup yazarlar yanlışları düzeltmek için, hoşuma da gider bu kadar özenli okumaları.
‘MİLLİYET’İN RAKİBİ MİLLİYET’
TAYFUN BAYINDIR: Bu yarışma AXA Sigorta’nın desteğiyle ilerliyor, onların desteği çok önemli. Biz 1000 kişiden fazlasını ağırlarız sanırım. 1000 kişinin üstünde spor ailesinden insanlar, iş insanları, siyasetçiler, birçok kişi geliyor. Onları ağırlarken bir yandan da gövde gösterisi yapıyoruz. Milliyet’in rakibi Milliyet, sen geçen yıl Icardi ve Vargas’ı getirerek harika bir görüntü verdin, şimdi onun da üstüne çıkıyorsun. Biz zor ama çok güzel bir iş yapıyoruz.
‘ARTIK BAZI ŞAMPİYONLARI MECBUR ELİYORUZ’
CEM YILMAZ: Bizde Milliyet gazetesi alınırdı, hep spor sayfasıyla başlardım. Eskiden yeni yılın ilk günü Yılın Sporcusu açıklanırdı, büyük heyecanla beklenirdi. Onu o zamanlardan hatırlarım. İlerleyen yıllarda önce jüri üyesi olarak, sonrasında sunucu olarak o heyecana katılmak bambaşka bir duygu. Bazı branşlarda 10 tane birden sporcu çıkıyor, artık bazı şampiyonları elemek zorunda kalıyoruz.
‘HİKAYELERİN BAŞINDA EN ÖNEMLİSİ AİLE’
DAMLA UĞURTÜRK: Gazeteci olarak birçok sporcuyla yakın temastayız, hayatlarını yakından takip ediyoruz. Belli süreçleri birlikte yaşadığımız için kazanma hikayeleri çok daha keyifli bir hal alıyor. Bir kız çocuğu olarak bir şeyleri başarmayı ve aileme göstermeyi istediğim için pek çok alanda bu çocukları kurtarmayı çok önemli buluyorum. Oraya çıkan sporcu bir ödül aldığında biz insanlara bir şey ulaştırmış oluyoruz. Ailelere mahalle baskısı yapılıyor, ‘bu kız bu sporu yapamaz, o erkek buraya gidemez’ diye, biz bunu engellemek istiyoruz. En önemli şey aile bu hikayelerin başlangıcında.
‘HERKES CİDDİYE ALARAK GELİYOR’
ÖZAY ŞENDİR: Bizim ödül törenimize gelenler o kadar ciddiye alarak geliyorlar ki, bu duydukları saygının göstergelerinden biri. Buradaki güzel olan şey şu: sporun en önemli yüzleriyle çok önemli şeyler başaran insanlar birlikte ödül alıyorlar.




