Tunceli’de 5 Ocak 2020 günü kaybolan Gülistan Doku’nun evrakı, altı yılın akabinde yaşanan ani gelişmelerle gündeme geldi. Tunceli’ye atanan Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun “ilk iş” olarak gündemine aldığı Doku evrakında 16 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Aralarında devrin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 12 kişi tutuklandı, üç kişi özgür bırakıldı bir kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.
O SAVCI SESSİZLİĞİNİ BOZDU
Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat’a konuşan Başsavcı Ebru Cansu, dikkat çeken bir mesaj verdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “ucu nereye giderse gitsin” yaklaşımının kendilerine güç verdiğini belirten Cansu, “Eğer bir cinayet kelam mevzusuysa bunu aydınlatmak isimli makamların boynunun borcudur” sözlerini kullanarak şunu kaydetti:
“Ben de bir anneyim, benim de bir kızım var. Bu evraka baktığımda kaybolan bir genç kızın, yarım kalan bir hayatın ve karşılık bekleyen bir ailenin acısını gördüm. Bu nedenle mesleksel sorumluluğumun ötesinde, vicdani bir yük de hissettim. Mesleksel ve vicdani misyonum gereği bu belgenin üzerine gidilerek bu kızımıza ne olduğunun bulunması gerektiğine inandım.
Cesaret dediğiniz şey, aslında adalet hissinin ta kendisidir. Sayın Bakanımızın ‘ucu nereye giderse gitsin’ halindeki kararlı yaklaşımı da bize güç vermiştir. Biz, adliyedeki grup arkadaşlarımla ve JASAT üniteleriyle birlikte, hiçbir ayrıntısı göz gerisi etmeden, her ihtimali yine kıymetlendirerek gece gündüz demeden çalıştık”
“ADALETİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”
Eğer bir cinayet kelam hususuysa bunu aydınlatmak isimli makamların boynunun borcudur. Günümüzde teknolojik imkânlar çok gelişti. Bizim misyonumuz gerçeği ortaya çıkarmaktır. Gülistan Doku evrakı da bunun mümkün olduğunu göstermiştir. Bundan sonra da hangi belge olursa olsun, adaletin peşini bırakmayacağız”



