10 Saniyede Özet
Android cihazlar yapılan son testlerde mobil internet tarama hızıyla iOS platformunu geride bırakmayı başardı.
Başarının temelinde Google ile yonga seti üreticilerinin Chrome motorunu çekirdek seviyesinde beraber optimize etmesi yatıyor.
Yapılan donanımsal entegrasyon sayesinde sayfaların ekrana gelme süresi ve dokunma tepkiselliği gözle görülür oranda iyileşti.
Yıllardır akıllı telefon dünyasında web tarayıcı performansı ve akıcılık denilince akla genellikle Apple ekosistemi gelirdi. Ancak Google son dönemde hayata geçirdiği donanım ve yazılım optimizasyonlarıyla bu durumu tamamen tersine çevirdi. Yeni nesil cihazlarda yapılan kapsamlı testler sonucunda Android işletim sistemi en dişli rakibini geride bırakarak dünyanın en hızlı mobil web platformu unvanını aldı.
Kullanıcıların en çok şikayet ettiği yavaş yüklenen siteler ve ekranda kaydırma yaparken yaşanan takılmalar bu yenilikle birlikte büyük oranda çözüme kavuşuyor. Üstelik paylaşılan veriler sadece laboratuvar ortamındaki soyut rakamlarda kalmıyor doğrudan günlük internet deneyimimize etki edecek iyileştirmeleri barındırıyor.
Akıllı telefon pazarında donanım ne kadar güçlü olursa olsun asıl performansı belirleyen şey yazılım ile donanım arasındaki uyumdur. Google tam da bu noktaya odaklanarak Android işletim sistemi ile Chrome motorunu daha önce hiç olmadığı kadar sıkı bir şekilde birbirine bağladı. Qualcomm ve MediaTek gibi işlemci üreticilerinin yanı sıra telefon markalarıyla da ortak çalışan yazılım devi kurduğu bu derin dikey entegrasyonun meyvelerini toplamaya başladı.

Hız testlerinde çarpıcı tablo
Performans ölçümleri iki temel araç üzerinden gerçekleştirildi. Bunlardan ilki Apple, Google ve Mozilla gibi teknoloji devlerinin ortaklaşa desteklediği ve tarafsız bir endüstri standardı kabul edilen Speedometer 3.1 aracıydı. Testlerde üç farklı amiral gemisi Android telefon, ismi verilmeyen ancak sektör dinamikleri gereği iOS olduğu bilinen rakip platformdan daha yüksek puan aldı. Bu bağımsız test aslında ekranda kaydırma yaparken veya klavyeyle yazı yazarken hissettiğimiz tepkiselliği ölçüyor.
İkinci ölçüm aracı ise bizzat Chrome ve Android ekiplerinin yeni geliştirdiği LoadLine oldu. Bir bağlantıya tıklandığı anda sitenin tamamen görünür hale gelme sürecini simüle eden bu araçta Android telefonlar rakiplerine kıyasla yüzde 47 oranında daha yüksek bir performans sergiledi.
Günlük kullanıma nasıl yansıyacak?
Teknoloji dünyasında genellikle yüksek sentetik test puanları gerçek hayata birebir yansımaz. Son bir yıl içinde bazı üst düzey Android telefonlar test puanlarını yıldan yıla yüzde 60 oranında artırmış olsa da kullanıcı tarafındaki etki daha dengeli ve mantıklı bir seyir izliyor.
Elde edilen verilere göre yapılan bu devasa altyapı iyileştirmeleri sayfa yükleme sürelerinde yüzde 4 ile 6 arasında doğrudan bir hızlanma sağlıyor. Sayfaya dokunma veya menüler arası geçiş gibi yüksek yüzdelik etkileşim gerektiren işlemlerde ise bu oran yüzde 9 seviyesine kadar çıkıyor. Rakamlar kağıt üzerinde ufak görünse de gün içinde internette geçirdiğimiz saatler düşünüldüğünde arayüzde yaşatacağı akıcılık hissi son derece belirgin olacak.
Editörün notu
Mobil dünyada yıllardır süregelen ham işlemci gücü yarışları artık yerini ekosistem optimizasyonuna bıraktı. Google sadece donanımın güçlenmesini beklemek yerine elindeki yazılım hakimiyetini üreticilerle paylaşarak telefonların potansiyel sınırlarını genişletti. Bu stratejik hamle üst düzey Android cihazların rakip ekosisteme karşı sunduğu teknik argümanları epey sağlamlaştırıyor. Önümüzdeki dönemde akıllı telefon alırken internette takılmayan akıcı bir cihaz arayan kullanıcılar için bu entegrasyon seviyesi belirleyici bir tercih sebebi olacaktır.



