İLAN / REKLAM

Kampanya Detayı
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Seren Serengil’den Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’a duygusal mesaj

Seren Serengil’den Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’a duygusal mesaj

Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gündem yaratan Bosch reklamıyla ilgili "Annelik, bir iletişim kurgusu değil" demişti. Göktaş'a seslenen Seren Serengil'den "Ben anne olamamışım. Bu hayvanlarla bir bağ oluşturmuşum. Siz beni de çok değersiz kılıyorsunuz. Benim başka hiçbir çarem yok" dedi.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Annelik kavramını evcil hayvan sahipliği üzerinden ele alan “Anneler Günü” reklamı sosyal medyada gündem oldu. RTÜK inceleme başlatırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş “Annelik, reklam diline indirgenerek değersizleştirilecek bir kavram değildir.” ifadesini kullanan Göktaş, şunları kaydetti:

“Bir çocuğun hayatına sevgiyle dokunan, onu büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan her kadın-biyolojik ya da koruyucu-gerçek bir annedir. Bu bağ, sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal sürekliliğin temelidir. Sevginin her biçimi elbette kıymetlidir. Ancak annelik gibi derin ve kurucu bir değerin, iletişim stratejileri uğruna esnetilmesini ve sıradanlaştırılmasını kabul etmiyoruz. Annelik, bir iletişim kurgusu değil, bir neslin ve bir geleceğin taşıyıcısıdır. Bu değerin, hak ettiği hassasiyetle ele alınması bir tercih değil, bir sorumluluktur.”

SERENGİL BAKAN GÖKTAŞ’A SESLENDİ

Seren Serengil çektiği bir videoda bu Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’a seslendi:

“Sayın Aile Bakanım. Sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum. Daha çok kadınlar, çocuklar, yaşlılar, zor durumda olan bireylerle alakalı çalışmalarınız olmak durumunda olduğu için hayvanlarla ilgili dünyada gelinen noktayı bilmiyor olmanız veya çok ilgili olmadığınız bir konu olduğu için bu anlamda bilgili olmamanız çok normal.

Dünyada da ülkemizde de nüfusun yüzde 60’ı 70’i oranında herkesin hayvanı var. Bu sadece köpek değil, kedisi, koyunu, eşeği, atı… Biz zaten hayvanlarıyla yaşayan bir ülkeydik Osmanlı’dan beri. Bu yeni çıktı ‘sokaktan toplatın’, o ayrı bir konu. Ben mesela ‘çocuğum gibi’ dediğim zaman bu bir his, bu bir duygu, duygusal bir bağ. Biyolojik bir bağdan söz etmek zaten mümkün değil. Bazen çok sevdiğiniz bir dostunuz olabilir, arkadaşınızın babası olabilir, büyüğünüz olabilir. Benim mesela rahmetli menajerim vardı, ‘Babam gibi seviyorum onu’ derdim. Biyolojik babam mı? Hayır. Sadece o kadar baba gibidir, o hissi vermiştir ki ben İzzet Bey’e ‘Babam gibiydi’ derim. Aynı şekilde çok yakın bir kız arkadaşınız, ona da mesela ‘Kardeşim gibi’ derim. Şimdi bu benim gerçek kardeşimi veya babamı yaralamaz. Orada duygusal bir bağ kurulmuştur. Bunu böyle sıfatlandırmak sadece beni ilgilendiren bir durumdur, başkasını yaralayan ya da benim ailevi bağlarımı karalayan bir durum değildir.

Bu nedenle biraz dünyadaki hayvanlara nasıl davranıldığıyla ilgili… Mesela ‘pet parent’ deniyor. ‘Evcil hayvan ebeveyni’, ‘evcil hayvan velisi’ anlamında. ‘Kızım gel’ deriz, ‘Oğlum gel’ deriz. Şimdi bu demek değildir ki benim ailevi değerlerim yerle bir olacak ve ben ailevi değerleri tamamen yok ediyorum. Onların evde tüylerini alan makineler farklı, bir markanın bunu anlatış biçimi biraz daha duygusal olabilir.

“BEN ANNE OLAMAMIŞIM… SİZ BENİ DE ÇOK DEĞERSİZ KILIYORSUNUZ”

Benim çocuğum olmadı. Ben bunların hepsine evlat gibi bakıyorum ve inanın öyle hissediyorum. Hastanede serum takılırken başında bekliyorum. Öldüğü zaman belki yıllarca yasını tutuyorum. İlk önce onlara yediriyorum, içiriyorum. Bu duygusal bir bağdır. ‘Ailevi değerleri zedeliyor’ mantığıyla bakmak sizin konumunuzda olan birine asla yakışmıyor. Mümkün değil ki hiçbirimiz bu işin biyolojik olduğunu savunamayız. Ama herkesin hayatında kurduğu bir bağ vardır. Ben kendimi onların annesi gibi hissediyorum. Bakın ‘gibi’… Onlar da bana ‘anne’ gözüyle bakıyorlar.

Siz bir bakan olarak her kadının penceresinden… Özellikle ben anne olamamışım. Bu hayvanları kendime evlat gibi, aile kurarak bir bağ oluşturmuşum. Siz beni de çok değersiz kılıyorsunuz şu anda. Çünkü benim başka hiçbir çarem yok. Bunları o kadar çok seviyorum ki beni yaşama bağlıyorlar. Onlar mutlu olsun diye bekliyorum…

Dünyada hayvan sevgisi toplum vicdanı demek. ‘belirli kesim hayvan seviyor’ falan değil. Hele Türkiye için, inanın bana. Kazanma kaybetme meselesine kadar gider. Bir kadın kadar, çocuk kadar, üçüncü konudur. Bana inanın, bu konuyla barışın…

Bırakın herkes kendi sevgi bağlarını kendisi kursun, kendisi tanımlasın, adını da kendisi koysun. Sevgilerimi gönderiyorum size, anlayışınıza sığınıyoruz. Bizi ayrıştırmayın, uzaklaştırmayın. Çok sevgiler…”

Seren Serengil’den Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’a duygusal mesaj
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Giriş Yap

Haber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.