Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Bir tarihimiz, inancımız, kimliğimiz ve kültürümüz var. Dolayısıyla bu kültürümüzün ve kimliğimizin gereği olarak Türk dünyasına asla sırt çeviremeyiz ve çevirmedik.” dedi.
Destici, Özbekistan’daki temaslarının son gününde ziyaretlerine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Özbekistan Liberal Demokrat Partisinin davetlisi olarak ülkeye geldiklerini ifade eden Destici, kardeş ülkede bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.
Destici, kendilerini davet ve misafir eden Özbekistan Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Aktam Haitov ile heyetine teşekkür etti.
Taşkent, Buhara ve Semerkant’taki temaslarına ilişkin bilgi veren Destici, gerçekleştirdikleri görüşmelerde iki ülke ilişkileri ile bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri istişare ettiklerini anlattı.
Destici, gerçekleştirdikleri temaslardan, Özbek halkının Türkiye’ye karşı, Türkiye’nin Özbekistan’a duyduğu sevgi ve muhabbete karşılık veren güçlü bir yakınlık beslediği izlenimini edindiklerini dile getirdi.
Bu birlikteliğin oluşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev’in büyük katkıları olduğunu dile getiren Destici, “Bizim düşüncelerimiz bir. Biz nasıl ki Gaspıralı İsmail Bey’in ‘dilde, fikirde, işte birliği’nin hayata geçmesini savunuyorsak, aynı tezi Özbekistan’daki devlet yetkililerinin ve vatandaşların da savunduğunu görmekten büyük memnuniyet duyduk.” ifadelerini kullandı.
Destici, iki ülke arasındaki siyasi, kültürel, ekonomik ve askeri alanlar başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerin hızla geliştiğine dikkati çekerek, karşılıklı yatırımlar ile ziyaretlerin artmasının ilişkileri daha da güçlendireceğini aktardı.
“Güçlü değilseniz haklı olmanızın hiçbir anlamı yok”
Buhara’da da bulunduklarını söyleyen Destici, buranın Türk-İslam medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Mekke, Kur’an’ın nazil olduğu, Kabe’nin bulunduğu, Medine, Peygamber Efendimizin yaşadığı, Ravzası’nın bulunduğu yer, Kudüs, Mescid-i Aksa’nın bulunduğu ilk kıblemizdir. Bana göre sonra burası, Semerkant ve Buhara. Gerçekten her Müslüman’ın, özellikle Türk ve Müslümansa yüzde yüz buraları görmesi, ziyaret etmesi lazım. Burada hem tarih hem ilim hem de yüksek bir manevi koku alıyorsunuz. Bu haz inanılmaz, ancak buraya geline bunları idrak edebiliyorsunuz.” diye konuştu.
Mustafa Destici, Buhara’da çok önemli yapıların bulunduğunu ve bu yapıların özgün Türk mimarisi ile bölgenin tarihi dokusunu yansıttığını ifade ederek, eserleri inşa edenlere ve bugüne kadar korunmasını sağlayanlara teşekkür etti.
“Yaşasın Türkiye-Özbekistan kardeşliği, dostluğu. Yaşasın Türk Devletleri Teşkilatı Birliği. Fikirde, işte ve dilde bir olduğumuz sürece Türk dünyası daha müreffeh, daha zengin, daha güvenli daha mutlu olacaktır.” diyen Destici, bunun hep birlikte başarılacağını kaydetti.
Parti olarak önceliklerinin Türkiye’deki vatandaşların güvenliği, özgürlüğü, refahı ve mutluluğu olduğunu vurgulayan Destici, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bir tarihimiz, inancımız, kimliğimiz ve kültürümüz var. Dolayısıyla bu kültürümüzün ve kimliğimizin gereği olarak Türk dünyasına asla sırt çeviremeyiz ve çevirmedik. Mümkün olduğu kadar Türk dünyasını ya da Türk topluluklarının yaşadığı ülkeleri ziyaret ediyoruz. Bu konuda en hassas partilerin başında geliyoruz. Biz gücümüzü de buradan alıyoruz. Biz kendimizi yalnız hissetmiyoruz, onlar kendilerini yalnız hissetmiyorlar. Bu güçle birlikte Türk Devletleri Teşkilatları Birliği çatısı altında bu faaliyetler, sadece kültürel faaliyetler olmaktan çıkıp ekonomik işbirliği resmi olarak kurulduğunda iktisat anlamında da çok gelişecek. Hepimiz, bütün Türk devletleri gelişecek, İslam dünyasına katkısı olacak.
Belki de en önemlisi silahlı kuvvetlerimizin işbirliği, savunma sanayimizdeki işbirlikleri, güvenlik politikalarımızın birlikteliği. Bunlar olduğu zaman bu topraklarda yaşayan kardeşlerimiz, biz de kendi vatanımızda kendimizi daha güvende hissedeceğiz. Çünkü bu topraklarda da bizim topraklarımızda da yarının ne olacağını kimse garanti edemez. Yaşadığımız bu çağda eğer güçlü değilseniz haklı olmanızın hiçbir anlamı yok. Biz Büyük Birlik Partililer ve Türk-İslam ülkücüleri olarak Türk-İslam ülkücüsü olmanın gereğini yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz.”



