Gelecek Öngörüsü: Otoriterleşme Endişesi Hakim
Araştırma, toplumun geleceğe yönelik siyasi beklentilerinde ciddi bir kutuplaşmaya işaret ediyor. Katılımcıların yüzde 47’si ülkenin önümüzdeki süreçte daha otoriter bir yapıya evrileceğini öngörürken, daha demokratik bir rotaya girileceğini düşünenlerin oranı yüzde 43’te kaldı.
- Cumhur İttifakı İyimser: AK Parti seçmeninin yüzde 79’u, MHP seçmeninin ise yüzde 76’sı demokratikleşmenin artacağı görüşünde.
- Muhalefet ve Kararsızlar Kaygılı: CHP (yüzde 62), İYİ Parti (yüzde 66) ve DEM Parti (yüzde 69) seçmenleri daha otoriter bir yönetim beklentisine sahip. Sandıkta kararsız olduğunu belirten kitlenin yüzde 48’i de ülkenin otoriterleşmeye doğru ilerlediğini savunuyor.
Ülkenin Genel Gidişatı ve Demokrasi Karnesi
“Türkiye iyiye mi gidiyor, kötüye mi?” sorusuna verilen yanıtlar toplumsal karamsarlığın boyutunu gözler önüne serdi. Toplumun yüzde 70’i gidişatı olumsuz olarak nitelendirirken, sadece yüzde 27’lik bir kesim gidişattan memnun olduğunu belirtti. Muhalefet blokunda (CHP ve DEM Parti yüzde 91, İYİ Parti yüzde 87) gidişata yönelik tepki zirve yaparken, kararsızların yüzde 73’ü ve protesto oy kullananların yüzde 76’sı da olumsuz görüş bildirdi. Buna karşın AK Parti seçmeninin yüzde 68’i, MHP seçmeninin ise yüzde 65’i gidişatın olumlu olduğu yönünde görüş beyan etti.
Demokrasinin işleyişi konusunda da benzer bir tablo mevcut. Vatandaşların yüzde 64’ü demokratik sistemin düzgün çalışmadığını düşünürken, işleyişi başarılı bulanların oranı yüzde 33 seviyesinde kaldı. AK Parti ve MHP seçmeninin yaklaşık dörtte üçü demokrasinin iyi işlediğini iddia ederken, muhalefet cephesinde bu algı tamamen tersine dönüyor (CHP’de memnuniyetsizlik yüzde 92).
En Büyük Sorun Adalet: AK Parti Seçmeninde De Karşılık Buldu
Araştırmanın en çarpıcı verilerinden biri, demokratik aksaklıkların kaynağına yönelik algıda ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 63’ü Türkiye’deki en öncelikli demokratik problemi “adalet ve yargı” olarak tanımladı. Bu başlığı sırasıyla siyasi kutuplaşma (yüzde 9), ifade özgürlüğü (yüzde 8) ve denge-denetleme mekanizmalarındaki eksiklikler (yüzde 5) takip etti.
Dikkat Çeken Detay: Adalet sistemine yönelik eleştiriler sadece muhalefetle sınırlı kalmadı. CHP seçmeninin yüzde 72’si, kararsızların yüzde 60’ı bu alanı sorunlu görürken; AK Parti seçmeninin de yüzde 55’i adalet ve yargıyı en büyük demokratik problem olarak nitelendirdi. MHP seçmeninde ise adalet (yüzde 36) ilk sırada yer alsa da siyasi kutuplaşma ve ifade özgürlüğü gibi başlıklar da ağırlık kazandı.
Muhalefetin Stratejisi Ne Olmalı?
Vatandaşlara göre muhalefet blokunun iktidar üzerinde kurabileceği en etkili baskı aracı yüzde 35 ile “erken genel seçim talebi” olarak görüldü. Kamuoyunun diğer önerileri ise şu şekilde sıralandı:
- Ortak aday etrafında kenetlenme: Yüzde 16
- Toplumsal mitingler ve protestolar: Yüzde 13
- Ara seçim çağrısı: Yüzde 12
- Meclis ve belediyelerden toplu istifa (sine-i millet): Yüzde 11
Erken seçim formülü özellikle CHP (yüzde 50) ve İYİ Parti (yüzde 45) seçmenleri tarafından güçlü şekilde desteklenirken, DEM Parti tabanında toplumsal miting ve ara seçim opsiyonlarına verilen desteğin diğer gruplara kıyasla daha yüksek olması dikkat çekti.



