İLAN / REKLAM

Kampanya Detayı
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. NATO’dan Hollywood hamlesi: İmaj aklama formülü devrede

NATO’dan Hollywood hamlesi: İmaj aklama formülü devrede

Aydınlık yazarı Tunca Arslan, "NATO ve sinema" başlığıyla kaleme aldığı yazısında, "NATO, geçen hafta dünya medyasında çıkan haberlere bakılırsa sinema ve dizi sektörüne el atarak geniş bir propaganda atağına geçmeye hazırlanıyor" ifadelerini kullandı.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tunca Arslan, Aydınlık’ta kaleme aldığı yazıda NATO’nun Hollywood eliyle propaganda atağına geçmeye hazırlandığını söyledi.

Arslan; ABD, Belçika ve Fransa’da düzenlenen toplantılarda yeni projelerin gündeme geldiğini ifade ederek, “Dağılmanın eşiğine gelen NATO, geçen hafta dünya medyasında çıkan haberlere bakılırsa sinema ve dizi sektörüne el atarak geniş bir propaganda atağına geçmeye hazırlanıyor. Los Angeles, Brüksel ve Paris’te düzenlenen üç ayrı toplantıya davetli olan yapımcılar, yönetmenler ve senaristlerle görüş alışverişinde bulunulmuş, NATO’nun ‘kültürel’ faaliyetlerine hız verilmesi konusu masaya yatırılmış, projeler gündeme gelmiş” ifadelerini kullandı.

“ABD’NİN POLİTİK VE AHLAKİ İMAJINI TEMİZLİYOR”

Fransız yazar Jacques Seguela kitabını hatırlatan Tunca Arslan şu ifadeleri kullandı:

“Ünlü Fransız reklamcı-yazar Jacques Seguela’nın ‘Hollywood Daha Beyaz Yıkar’ adlı kitabı 1982’de yayımlanmış, 1991’de de ülkemizde Afa Yayınları tarafından okurlara sunulmuştu. Hollywood’un ABD dış politikası, emperyalizm, kültürel hegemonya ve propaganda mekanizmalarıyla nasıl iç içe geçtiğini tartışan kitap, dev sinema endüstrisinin yanlıca eğlence üretmediğini, aynı zamanda ABD’nin politik ve ahlaki imajını ‘temizleyen’ bir işlev gördüğünü ortaya koyuyordu. Seguela, savaş filmleri, casusluk öyküleri ve süper kahramanlık anlatıları üzerinden ABD emperyalizminin meşrulaştırılmasını, ‘özgür dünya’, ‘medeniyet’, ‘terörle mücadele’ vb. söylemlerin popüler sinema aracılığıyla yaygınlaştırılmasını, Pentagon ve CIA ile büyük stüdyolar arasındaki işbirliği iddialarını, Ruslar, Çinliler, Vietnamlılar, Kübalılar, Koreliler, Araplar gibi düşman imgelerini ele alıyor, tarihsel örnekler aktarıyordu.”

AYNI FORMÜL DEVREDE

NATO’nun politikalarının beyaz perde üzerinden anlatılmasının hedeflendiğini aktaran Arslan, “NATO’nun son sinema hamlesi, Hollywood-Pentagon-CIA üçgeninin bir benzerini yaratacak, yeni süreç eski tecrübeler üzerine inşa edilecek gibi görünüyor. Aynı formül devreye sokulacak, hem klasik bir propaganda faaliyeti yürütülecek hem de NATO ile çeşitli sinema kurumları arasında stratejik iletişim sağlanacak. Hedef, NATO’nun güvenlik politikalarının sadece raporlarla değil, beyazperde öyküleri üzerinden de anlatılması…” dedi.

SADECE PENTAGON DEĞİL

Tunca Arslan’ın yazısının geri kalanı şu şekilde:

Eski adıyla ABD Savunma Bakanlığı, yeni adıyla Savaş Bakanlığı’nın çok uzun süredir Hollywood’a destek verdiği, film yapımcılarına askeri danışmanlık hizmeti sağlanmasından öykü çerçevesi sunmaya kadar pek çok alanda yardımcı olduğu biliniyor. Sadece Pentagon değil, CIA ve diğer resmi kurumların da Hollywood ile danışmanlık ilişkileri kurduğu, kendi imajlarını daha insani ve yaratıcı göstermek için ellerinden geleni yaptıkları bir sır değil. CIA bünyesinde Hollywood’la ilişkileri yürüten özel birim mevcut. Üstelik, tüm bunlar doğrudan devlet kontrolü altında yapılmadığı, kararı “bağımsız” stüdyolar verdiği için de gayet normal karşılanıyor ve “özgürlük” çerçevesi içinde tanımlanıyor!

RUSYA VE ÇİN TEHDİDİ

Hollywood’un öncelikleri her dönemde ABD ve NATO politikalarıyla bağlantılıydı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Hollywood’un doğrudan propaganda faaliyetlerine katıldığı açıkça ortada. Soğuk Savaş döneminde anti-komünist anlatılar yaygınlaştırılırken bir yandan da Hollywood’da “cadı kazanları” kaynatıldı, komünist avına çıkıldı, sinema sektöründe muhbirlik yaygınlaştırıldı. 11 Eylül sonrasında terörle mücadele ve güvenlik politikaları öne çıkarken bu atmosfere uygun onlarca film yapıldı. Onurlu birkaç sinemacı hariç devlet sinemayı kontrol etti, Hollywood devletle “gönüllü” işbirliğine girdi. Amerikalı keskin nişancılar ve CIA ajanları “kurtarıcılar” gibi sunuldu, ABD’nin teknolojik üstünlüğü estetize edilerek gözlere sokuldu ve bu berbat filmlere Oscar bile verildi.

NATO’nun sinema operasyonlarında görev alacak sinemacıların neler üreteceğini pek yakında hep beraber göreceğiz. Rusya ve Çin kaynaklı tehdit algısının filmlerde, dizilerde, belgesellerde daha görünür hale getirileceği kesin. Gücünü kaybeden NATO’nun, açtığı yeni sinema cephesinde de yenilgiye uğrayacağını şimdiden söylemek mümkün.

NATO’dan Hollywood hamlesi: İmaj aklama formülü devrede
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Giriş Yap

Haber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.