Bugün dünyanın en tanınan işaretlerinden biri olan, V For Vendetta ile popüler kültür malzemesi olan, iki parmakla yapılan “V” sembolü, çoğu kişi için barış, özgürlük ya da neşeli bir fotoğraf pozu anlamına geliyor. Ancak BBC ve Belçika merkezli De Standaard’ın aktardığına göre bu işaretin kökeni, II. Dünya Savaşı sırasında Nazilere karşı yürütülen psikolojik direnişe dayanıyor.
SEMBOLÜN ARKASINDAKİ İSİM: VICTOR DE LAVELEYE
“V” işaretinin fikir babası, Nazi işgali sırasında İngiltere’ye sürgüne giden Belçikalı liberal siyasetçi Victor de Laveleye oldu. 1940’ta ülkesinin işgal edilmesinin ardından Londra’ya geçen de Laveleye, BBC desteğiyle yayın yapan Radio Belgium’un başına geçti.
Bu radyo, Nazi yanlısı yayın yapan Radio Brussels’a karşı alternatif bir ses olarak görülüyordu. Fransızca ve Felemenkçe yayın yapan kanal, işgâl altındaki Belçikalılara moral vermeyi ve direniş ruhunu canlı tutmayı amaçlıyordu.
Ocak 1941’de Victor de Laveleye, halkı Nazilere karşı ortak bir sembol etrafında birleşmeye çağırdı: “V” harfi.
HEM ‘ZAFER’ HEM ‘ÖZGÜRLÜK’
“V” harfi özellikle bilinçli seçilmişti. Çünkü Fransızcada “victoire” yani zafer, Hollandacada ise “vrijheid” yani özgürlük kelimesinin ilk harfiydi. Aynı zamanda kolay çiziliyor ve hızla yayılabiliyordu.
Victor de Laveleye
Kısa sürede Belçika’dan Hollanda’ya, kuzey Fransa’dan Avrupa’nın diğer bölgelerine kadar yayılan bu sembol; duvarlara çizildi, Alman araçlarına kazındı, hatta gündelik nesnelerle bile oluşturuldu. De Standaard’ın aktardığına göre, insanlar bazen bir tabağın üzerine çatal ve bıçağı “V” şeklinde yerleştirerek bile sessiz bir direniş mesajı veriyordu.
Bu küçük işaret, işgal altındaki halk için moral kaynağına dönüştü. Aynı zamanda Almanlara verilen açık bir mesajdı: “Direniş hâlâ sürüyor.”
CHURCHILL’IN SEMBOLÜ HÂLİNE GELDİ
“V” işareti daha sonra İngiltere’de de büyük yankı uyandırdı. İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Temmuz 1941’den itibaren bu sembolü sık sık kullanmaya başladı ve işaret kısa sürede onunla özdeşleşti.
Sembol o kadar yaygınlaştı ki, Nazi Almanyası’nın teslim olduğu 8 Mayıs 1945 tarihi “V-Day” yani “Zafer Günü” olarak anılmaya başlandı.
BEETHOVEN’IN NOTALARIYLA YAYILAN DİRENİŞ
BBC’nin bu sembolün yayılmasında özel bir rolü vardı. İngiliz kamu yayıncısı, işgal altındaki Avrupa’ya gönderdiği radyo yayınlarını Mors alfabesinde “V” harfini temsil eden “üç nokta ve bir çizgi” ritmiyle açıyordu.
Bu ritim aynı zamanda Ludwig van Beethoven’ın ünlü 5. Senfonisi’nin açılış notasına denk geliyordu: “Ta-ta-ta-taaaam”.
BBC’ye göre bu müzik, işgal altındaki Avrupa’da direnişin sesi hâline geldi. Durumun ironisi ise dikkat çekiciydi: Nazilere karşı kullanılan en güçlü sembollerden biri, Almanya’nın en ünlü bestecilerinden birinin müziğiydi.
Naziler “V” harfini yasaklamaya çalıştı. Ancak Beethoven’ın eserlerini yasaklamak çok daha büyük bir siyasi ve kültürel tepki yaratacağından buna cesaret edemediler.
Böylece bugün çoğu kişinin barış ya da zafer işareti olarak kullandığı “V” sembolü, aslında II. Dünya Savaşı’nın en güçlü direniş simgelerinden biri olarak tarihe geçti.
Çeviri



