Star yazarı M. Yalçın Yılmaz, 11 Mayıs tarihinde “İç cephedeki kırılganlık: FETÖ gerçeği” adlı kaleme aldığı yazıda FETÖ’yle mücadelenin yalnız geçmişe ait bir güvenlik meselesi olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Yılmaz, örgütün eğitimden bürokrasiye, finanstan uluslararası ilişkilere uzanan çok katmanlı yapısının tamamen ortadan kalkmadığını belirterek, devlet kurumlarında “gevşeme algısının” ciddi risk oluşturacağını ifade ederek “harekete geçilmesi” çağrısında bulundu.
Yazısında özellikle yargı, güvenlik bürokrasisi, üniversiteler ve stratejik kurumlarda milli güvenlik hassasiyetinin korunması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, FETÖ’nün bugün daha esnek ve görünmez yöntemlerle varlığını sürdürmeye çalıştığını öne sürdü. Yılmaz, devletin kurumsal hafızasının zayıflaması halinde ortaya çıkabilecek güvenlik boşluklarının Türkiye açısından yeni kırılganlıklar doğurabileceği uyarısında bulundu.
7 Şubat 2012 MİT krizini hatırlatan Yılmaz, o dönemde bir emniyet müdürünün kendisine söylediği “Biz diğer örgütleri tanıyoruz. Nasıl hareket edeceklerini öngörebiliyoruz. Ama bu yapı çok farklı, biz bunu bilmiyoruz” sözlerine yer verdi. Yılmaz, bu ifadenin FETÖ’nün klasik örgütlerden ayrılan yapısını ortaya koyduğunu belirterek, 15 Temmuz’a giden süreçte devlet kurumlarının ağır bedeller ödediğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte kullandığı “tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet” tanımını da hatırlatan Yılmaz, örgütün yalnız doğrudan mensuplarıyla değil, oluşturduğu ilişki ağlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Yılmaz, özellikle kritik kamu kurumlarında görev alacak isimlerin “milli güvenlik hassasiyetiyle” belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Güvenlik politikalarında bazen algının kendisi bile kırılganlık üretir” ifadelerini kullandı.



