Keman sanatçısı Aleyna Tunca ve çocukluk arkadaşı İlkyaz Koca, geleneksel müzik eğitimini yapay zekayla harmanlayarak çocukların enstrüman öğrenimini dijitale taşıyor. 1,5 milyon dolarlık yatırım alan ve Almanya’nın Berlin şehrinde bulunan Fraunhofer Enstitüsü’nün teknolojik desteğiyle büyüyen Neptune, müzik dünyasının yeni odak noktası oldu. Odatv, Genç Girişimciler’in ikinci bölümünde, Neptune’ün hikayesini ekranlara taşıyor…
Neptune fikri nasıl ortaya çıktı?
Aleyna Tunca: “Ben eğitimime Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda başladım. Sonra da İrlanda’da Royal Irish Academy of Music’te eğitimimi tamamladım. Bu süreç içerisinde çok fazla orkestrada, Avrupa ve Türkiye’de çalıştım. Devamında ise kendime bir müzik okulu kurdum İrlanda’da. Müzik okulunu kurduktan sonra şunu çok net gördüm, sahada gördüm. Çocukların yüzde 50’sinden fazlası enstrümana başlamadan motivasyonunu kaybediyor. Ve problemin aslında çocuklarda değil, sistemde olduğunu gözlemleme fırsatı oldu. Ve müzik eğitiminin çok teorik ve çok tradisyonel bir şekilde ilerlediğini fark ettim. Neptune aslında bu problemi çözmek için ortaya çıktı”
Peki, her girişimin pek çok zorluğu olabiliyor. Bu girişiminiz ortaya çıktıktan sonra sizi en çok zorlayan aşama ne oldu?
“Bizim platformumuz iki bölümden oluşuyor. Birincisinde temel müzik eğitimini veriyoruz çocuklara. Bunu kulak egzersizleriyle oyunlaştırılmış bir şekilde, egzersizlerle ve görsel hafıza geliştirecek oyunlaştırılmış kısımlarıyla veriyoruz. İkinci kısımda da aslında kemanı baz alabiliriz. Hareket analizi ve ses analizi ile beraber çocuklara aslında yapay zekayla anlık geri bildirim veriyoruz. Normalde teknik background’a bir arka planı olmayan bir girişimci olduğum için burada teknolojiyi nasıl benim eğitimimle birleştirebiliriz, bunu nasıl geliştirebiliriz bu kısım birazcık zorladı. Çünkü bunu hem doğru çalışacak hem de çocuklar için basit ve doğal bir şekilde yapmak gerçekten zorlayıcıydı”
Peki bu eşleşme sorununu nasıl çözdünüz?
“Sizin alanınız olmayan alanlarda da bulunmak zorunda kalıyorsunuz. O alanları da yönetmek zorunda kalıyorsunuz. Biz çok araştırdık, ben ve ortağım İlkyaz… Çok fazla insanla konuştuk teknik açıdan ve araştırmalar sonucunda deneme yanılma aslında yaptığımız şey. Özellikle teknoloji alanında, yapay zeka alanında olmayan, var olmamış bir şeyi var edebilmek çok fazla deneme yanılmayla ortaya çıkıyor”
Bu girişiminiz totalde 1,5 milyon dolarlık bir yatırım aldı. Çok büyük bir rakam. Bu yatırım, ürün geliştirme ve büyüme stratejinizde en somut katkısı ne olacak?
“Bu yatırımın en büyük etkisi aslında bizim için hız olacak. Çünkü ekibi büyütmek bizim ürün ve satış kısmımıza çok büyük bir katkı sağlamış olacak. Daha fazla kitleye ulaşabilmek aslında temel amaç buradaki. Bu yatırım sayesinde özellikle Birleşik Arap Emirlikleri tarafında ve Avrupa gibi pazarlarda görünürlüğümüz artmış olacak. Ekibi büyüteceğiz, büyüttüğümüz zaman ürün hızlı bir şekilde yayılmış olacak, satış kısmı hızlanmış olacak. O yüzden bize bayağı büyük bir katkı sağlıyor yatırım”
Bu yatırımı aldıktan sonra ilk pazarınız Birleşik Arap Emirlikleri olmasındaki kritik faktörler neler?
“Şöyle, biz çok fazla aslında marketi karşılaştırdık birbirine. Çünkü benim hem Avrupa’daki kendi bağlantılarım, ortağımın Türkiye’deki bağlantıları ve Avrupa’da yaşıyor olmamız aslında çok büyük bir avantaj oldu bizim için karşılaştırma açısından. Ama Birleşik Arap Emirlikleri çok stratejik bir pazar. Bunun da sebebi şu, eğitim sistemi oldukça merkezi ve kararlar hızlı alınabiliyor. Bunun da sebebi şu, okulların yüzde 80’i alacakları platformların hepsinde kendileri karar veriyor. Aynı zamanda tabii ki de okulların bütçeleri çok yüksek ve eğitime de çok açılar. En önemlisi orada yani bu alanda özellikle çok büyük bir boşluk var”
Peki Birleşik Arap Emirlikleri’nde Dubai’deki lansmanınızda nasıl bir yol haritası belirlediniz?
“Şöyle, ilk adımımız bizim aslında oradaki temel problemi anlamak oldu. Bunu da okulları ziyaret ederek, okul müdürleriyle konuşarak, eğitimcilerle konuşarak, konferanslara giderek aslında kendi içimizde bir iç araştırmamızı yapmıştık. Bu araştırmalar sonucunda aslında bu büyük okul zincirleriyle ilişkiler kurduk, ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyoruz. Sonrasında onlara sunduğumuz çözümle beraber ürün deneme süreçleri başlıyor. Ürün deneme süreçlerini atıyorum bir ay, altı haftalık süreçlerde test ediyoruz okullarla beraber. Eğer ki onlara uygun bir platform ise okullardan aldığımız sonuçlarla da anlaşmalara gidiyoruz. Yani adım adım söylemem gerekirse önce problemi anlıyoruz. Sonra demo sürecimiz başlıyor. Sonra da okullarla kontrat yapıp o şekilde ilerliyoruz”
Neptun’un diğer dijital müzik eğitim platformlarından farkı nedir? Sizi ayıran en spesifik özellik.
“Platformlarda, App Store’da çok fazla içerik var. Ama gerçek bir oyunlaştırılmış bir müzik eğitim platformu henüz yok. Bizim aslında oyunlaştırma ile sunduğumuz temel müzik eğitimi çok efektif değil diğer platformlarda. Birinci kısmı bu. Çünkü biz hem görsel hafıza hem de işitsel hafıza geliştirebilecek spesifik oyunlar koyuyoruz. Çocuk aslında burada öğrendiğini oyunla beraber devam ettiriyor”
Harmanlıyor.
“Evet, aynen bu şekilde harmanlıyor. Bu birinci özelliği söyleyebilirim. Oyunların aslında içeriği dediğim gibi kulak ve görsel hafıza ve işitsel hafızaya hitap ediyor. Bunun da sonucu aslında çocuğun ileride seçeceği enstrümanı etkiliyor. Çünkü çocuk eğer ki kulak eğitiminde daha güçlüyse ve bunu öğretmeni analiz edebiliyor o platformda. Bu analiz ettikten sonra çocuğu aslında doğru enstrümana yönlendirebiliyor. Çünkü çocuklar ya da veliler genel olarak istedikleri enstrümanı, ‘evet ben bunu istiyorum’ diye seçiyor. O yüzden bence bu alanda farklıyız ve hareket analiziyle beraber enstrümanı öğreten bir platform yok şu anda dünyada. O yüzden bu da ikinci farkımız diyebilirim”
Fraunhofer ile yapılan işbirliğin Neptune’ü nasıl güçlendiriyor?
“Şöyle söyleyebilirim. Fraunhofer HHI Avrupa’nın en güçlü uygulamalı araştırma enstitülerinden biri. Onlarla çalışmak bize hem teknik tarafta ciddi bir derinlik kazandırıyor hem de güvenilirlik sağlıyor. Onların araştırdığı, bize desteklediği alanlar özellikle bu hareket analizi, ses analizi kısmında çok yardımcı oldu. Bu teknolojileri geliştirme konusunda aslında onların altyapısını ve desteğini kullanmak bizim için çok kritik. Çünkü o araştırma merkezinde çok fazla deneme süreci geçiriyoruz. O yüzden bizim hayatımızda olması, bu şirketi beraber yönetiyor ve yürütüyor olmak aslında çok önemli. Çok önemli de bir güven unsuru aslında”
Uzun vadede Neptune’ü küresel ölçekte nasıl bir konumda görüyorsunuz?
“Biz Neptune’ü aslında global bir eğitim platformu olarak konumlandırıyoruz. Hedefimiz okullarda müzik eğitiminin standart bir parçası haline gelmek. Kısa vadede dediğim gibi Birleşik Arap Emirlikleri ile başlıyoruz. Devlet anlaşmaları yapmak istiyoruz. Yani vizyonumuz aslında müzik eğitimini dünya genelinde daha eriştirilebilir, daha eğlenceli ve daha etkili hale getirmek diyebilirim”
Zeynep Çakır



