İLAN / REKLAM

Kampanya Detayı
  1. Haberler
  2. Genel
  3. İBB davası 36. gün: Yener Torunler: 11 yıllık para trafiği tek gün gibi sunuldu

İBB davası 36. gün: Yener Torunler: 11 yıllık para trafiği tek gün gibi sunuldu

İBB davasının 36. gününde savunma yapan eski emniyet müdürü Yener Torunler, “İsmini dahi bilmediğim örgüte nasıl üye olabilirim” diyerek suçlamaları reddetti. Torunler, 11 yıla yayılan para çekme işlemlerinin tek seferde yapılmış gibi gösterildiğini savundu.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu İBB davasının duruşması 36. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda, devam ediyor.

“Casusluk” iddiasıyla da tutuklu yargılandığı davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki 4 No’lu Duruşma Salonu’nda yapılan ilk duruşmasında dün (11 Mayıs) savunma yapan İmamoğlu, bugün (12 Mayıs) İBB davasına katıldı. Salona geldiğinde izleyiciler, İmamoğlu’nu ayakta alkışlayarak karşıladı.

MAHKEMEDEN

DAKİKA… DAKİKA…

12.55

İZZET GÜNAY SÜRPRİZİ

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin’in sorularının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Sanıklar duruşma salonundan ayrılırken Ekrem İmamoğlu duruşmayı takip etmek için Silivri’ye gelen Yeşilçam’ın 92 yaşındaki efsanesi İzzet Günay’a seslendi. “İzzet ağabey hoş geldin” diyen İmamoğlu, “Sizin o güzel filmlerinizdeki gibi bir Türkiye’yi yaşatamadığım için üzgünüm. Kötülerin, filmlerdeki gibi kaybedeceği günler yakındır” ifadelerini kullandı.

(Video: Fatoş Erdoğan)

12.45

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, firari Murat Gülibrahimoğlu’nun çalışanı ve tutuklu eski emniyet müdürü Yener Torunler’e Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına dört araç verildiği konusunda bilgisi olup olmadığını sordu. Torunler, araçlarla ilgili bilgisi olduğunu, araçların 19 Mart’tan sonra da Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde kullanımda olduğunu, cezaların kendilerine geldiğini ifade etti. Torunler, dört araçtan ikisinin Ankara’da olduğunu söyledi. Mahkeme başkanı Pekin’in sözlerine “Dosyayla ne ilgisi var?” diyerek müdahale etti. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu, “Adalet Bakanı’nı getirin ona soralım” diyerek tepki gösterdi.

12.30

Ekrem İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Ekrem İmamoğlu suç örgütü” sözlerine değinerek, “Mahkemeyi etki altında tuttuğunu düşünüyorum. Acilen tedbir almalısınız. Bir bakan bu ifadeleri kullanamaz. Bu bakana karşı sayın Cumhurbaşkanı ve sayın Devlet Bahçeli’yi uyarıyorum” ifadelerini kullandı.

12.20

Ekrem İmamoğlu, firari Murat Gülibrahimoğlu’nun çalışanı ve tutuklu eski emniyet müdürü Yener Torunler’e “Daha önce tanışıyor muyduk?” diye sordu. “Hayır” yanıtını alınca, “Burada tanıştık, onur duydum” dedi. “Üç harfli marketlerden 44 milyon liralık market kartı alışverişi görüyorum. Bunlar nerede kullanıldı?” diye soran İmamoğlu’na Torunler’in yanıtı “Kamu kurumlarına, AK Parti teşkilatına, İstanbul Valiliğine verdik” şeklinde oldu. İmamoğlu’nun “CHP’ye verdiniz mi?” sorusuna Torunler “Keşke verseydim, gönlümden geçmedi değil” yanıtını verdi.

12.10

Firari Murat Gülibrahimoğlu’nun çalışanı ve tutuklu eski emniyet müdürü Yener Torunler, Cebeci maden sahasıyla ilgili söyleyeceği bir şey olmadığını, Orman Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla tutuklandığını ancak Kaz Dağları’nda orman katliamına karşı verdiği mücadelesiyle bilinen bir isim olduğunu belirtti. Suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Torunler, “Adalete susamış bir yurttaş olarak sizden adalet beklediğimi bilmenizi istiyorum. Kızım, düğününü yapabilmek için beni bekliyor. Tahliyemi talep ediyorum” dedi. Torunler’in savunması bitti, Ekrem İmamoğlu soru sormaya başladı.

11.55

Avukat Mehmet Yıldırım’ın ifade sırasında yanında olmadığını, tutuklamaya sevk edildikten sonra da yanına gelerek “Seni çıkaracağız” dediğini söyleyen firari Murat Gülibrahimoğlu’nun çalışanı ve tutuklu eski emniyet müdürü Yener Torunler, “Cezaevinde Mehmet Yıldırım görüşüme geldi. ‘İfadende ufak bir değişiklik yapınca serbest kalacaksın. Fatih Keleş ve Zafer Keleş’e para götürdüm diyeceksin’ dedi” ifadelerini kullandı. Torunler, cezaevinde karşılaştığı Cem Çelik’in de defalarca etkin pişmanlık ifadesi vermesine rağmen hapisten çıkamadığını ve kendisine “İnat etme, insanları kurtarmak sana kalmadı. Ver ifadeni buradan birlikte çıkalım” dediğini belirtti.

11.45

Firari Murat Gülibrahimoğlu’nun çalışanı ve tutuklu eski emniyet müdürü Yener Torunler , itirafçı Cem Çelik’in şirketin mali müşaviri olduğunu, onun beyanlarıyla tutuklu olduğunu ifade ederek, “İddialarını kabul etmiyorum. Cem Çelik’in avukatı Mehmet Yıldırım benim de avukatımdı. İfadelerimizin aynı şekilde olması için çok zorladılar. Başa çıkamayınca hakkında suç duyurusunda bulundum” dedi. Torunler, avukat Mehmet Yıldırım’ın İBB dosyasının savcılarından C.C.S. ile arkadaş olduğunu ve beraberken arayarak “Yarın yanındayız” ifade ederek, “Savcının yanına ilk Mehmet Yıldırım girdi. Çıktığında bana Fatih Keleş ve Zafer Keleş’e para götürdüğümü söylememi istedi. Ben de olmayan bir şeyi söyleyemem dedim” diye konuştu.

11.30

“11 YILDA ÇEKİLEN 41 MİLYON LİRAYI AYNI GÜN ÇEKMİŞİM GİBİ İMAJ OLUŞTURUYORLAR”

İddianamede ismi geçen kişilerin çoğunun CHP ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığına vurgu yapan firari Murat Gülibrahimoğlu’nun çalışanı ve tutuklu eski emniyet müdürü Yener Torunler, şunları söyledi:

“Bu kişilerin çoğunun CHP’ye üye olmasına dahi karşı çıkarım. CHP’li olmanın gerekleri vardır. Burada savunma yapan bazı insanlar ceza almaktan korktukları için özellikle CHP’li olmadıklarını belirtiyorlar. Demek ki CHP’li oldukları kanaatine varılırsa daha fazla ceza alacaklarından korkuyorlar. Bu hissiyat gerçekten ölçüşse de ölçüşmese de demokratik siyasi hayata zarar verir. Benim için CHP’li olmak bir övünç kaynağıdır. Tavrımı sandıkta nasıl koyuyorsam mahkeme huzurunda da aynı şekilde koyarım. Dışarıdan tezgah kurmak suretiyle benim partimi ele geçirmeye çalışan kişilerle işbirliği yapmam mümkün mü? Biz bu partiye, partinin ilkelerini tam olarak benimsemeyen insanların üye olmasına dahi karşı çıkarken benim dışarıdan birileriyle partimi ele geçirmeye çalıştığım iddia ediliyor. Siz beni bu iddialar gereği mi yargılıyorsunuz? Ben bu iddiayı hayatım boyunca şahsıma yapılan en hileli operasyon olarak tanıyorum ve bu konuda başka bir şey söylemek istemiyorum.

“BOĞAZIMDAN HARAM GEÇMEDİ”

Benim mallarım bellidir. Bugüne kadar bir lokma haram para boğazımdan geçmedi. Allah bundan sonra da geçirmeyi nasip etmesin. Para çekme ve yatırma işlemleri üzerinde özellikle duruyorum. Öncelikle belirtmek isterim ki savcılık sevk yazısında MASAK raporuna dayanılarak şirket hesaplarından para çektiğim iddia ediliyor. Benim hatırladığım kadarıyla nakit para çekim işlemleri şirket hesaplarından değil, Murat Bey’in şahsi hesaplarından yapılıyor. Bankadan para çekmek, benim görev alanımın dışında yaptığım bir işlem değildir; aksine uzun yıllardır şirkette çalışmam ve fiilen üstlendiğim görevler kapsamında zaman zaman finans birimi tarafından verilen bilgiler doğrultusunda bu işlemleri gerçekleştiriyorum. Görev tanımımı anlatırken belirttiğim üzere para çekilmesine ilişkin bilgiler bana finans bölümünden gelir.

“PARA ÇEKMEK, İŞİMİN PARÇASI”

İddia makamı beni 41 milyon TL çekmekle suçlamıştır. Öncelikle bu bir suç değil, işimin bir parçasıdır. Bu çekim işlemlerinin yıllara yayıldığını da özellikle belirtmek isterim. Bana 11 yıl boyunca toplam ne kadar para çektiğimi sorarsanız bilemem ama ne sıklıkla bankaya gittiğimi sorarsanız cevap vermeye çalışırım. Dosyada belirtildiği gibi sürekli ve sık sık nakit çekim işlemi yapmadım. Aslında bu işlem, mesaimin çok düşük bir bölümünü kapsar. Ayrıca 41 milyon liralık çekimi 11 yıllık bir süreçte yaptığımı görmelerine rağmen sanki ben bu parayı aynı gün çekip yok etmişim gibi bir imaj oluşturulmaya çalışılıyor. Söz konusu işlemler kişisel ve ticari mahiyettedir. Bu sebeple bunların suç delili veya örgütlü bir faaliyet gibi değerlendirilerek hakkımda suç ispatı sayılmasını kabul etmiyorum. Yine döviz çekim işlemlerine ilişkin iddia, sanki ben bu parayı tek seferde çekmişim gibi bir izlenim oluşturuyor. Oysa ben çalıştığım süre boyunca hiçbir zaman tek seferde 4 milyon 500 bin dolar çekmedim, bu rakama yakın bir parayı da tek seferde çekmedim.”

11.00

“İSMİNİ DAHİ BİLMEDİĞİM ÖRGÜTE NASIL ÜYE OLABİLİRİM”

Duruşmada ilk olarak, firari Murat Gülibrahimoğlu’nun çalışanı ve tutuklu eski emniyet müdürü Yener Torunler savunma yaptı. İddianamede, firari iş insanı, örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket eden örgüt üyesi olmakla suçlanan Yener Torunler, “suç örgütü” iddiasına tepki göstererek, şöyle konuştu:

“Böyle bir örgüt olduğunu bilmiyordum. İsmini dahi bilmediğim örgüte nasıl üye olabilirim? Bu yaştan sonra benim irademi kim teslim alabilir? CHP üyesiyim, başka örgüte üye olmam mümkün değildir. Ekrem İmamoğlu seçilmeden önce Kadir Topbaş örgüt üyesi midir? Buraya nasıl dahil edildim, anlamıyorum. Patronum AK Parti ile çok yakın olmasına rağmen ben CHP’liydim. Bu örgütün amacı CHP’yi ele geçirmek olduğuna göre bana partimden, parti yönetiminden delege olmam yönünde talimat verilirdi. Konumum gereği de talimatı kolaylıkla yerine getirebilirdim. Kurultay delegeliği, il ve ilçe delegeliği dahil hiçbir yere aday olmadım.

Murat Gülibrahimoğlu dahil olmak üzere hiç kimseyle amaç birliği içerisinde hareket etmediğim kolaylıkla anlaşılabilir. Murat Gülibrahimoğlu, CHP’li değildir. Çalışıyoruz, karşılığında üç kuruş maaş alıyoruz diye partimizi, irademizi bir patrona teslim mi edeceğiz? Asla etmeyiz.

“PARTİMİZİN LİDERİ ATATÜRK’TÜR”

Konu partimiz olunca partimizin resmi yöneticileri dışında kimseden talimat almayız. Benim partime ilişkin herhangi bir konuda Murat Gülibrahimoğlu’ndan talimat almam beklenebilir mi? Ben çalışma hayatım boyunca Murat Gülibrahimoğlu’yla hiçbir zaman siyasi konuları konuşmadım. Zaten bir yakınlığımız da yoktu. Bizim diyaloğumuz son derece sınırlıydı. Şirketin görev ve işleyişle ilgili konularda konuşurduk. Ayrıca partimize yönelik böyle bir plan içerisinde kim olursa olsun, babamın oğlu bile olsa bir partili olarak gereğini yapmasını da bilirim. Bizim partimizde nice başkanlar, nice yöneticiler gördük. Hepsine saygı duyduk ama biliriz ki hepsi gelip geçicidir. Partimizin lideri Mustafa Kemal Atatürk’tür. Peşinden ayrılmayacağımız tek lider de odur. Biz başka hiç kimseden talimat almayız. İrademizi de kimseye teslim etmeyiz. Bana bu yönde bir örgüt kurmak, talimat verebilecek adam anasının karnından doğmuş mudur? Partimizi kendi çıkarları için kullanmak isteyen biri bana gelip böyle bir teklif yapamaz. Yaparsa da alacağı cevabı hayatı boyunca unutamaz.”

İBB davası 36. gün: Yener Torunler: 11 yıllık para trafiği tek gün gibi sunuldu
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Giriş Yap

Haber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.